T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Çanakkale Müftülüğü

17.05.2018

MERHABA EY RAHMET AYI  RAMAZAN

                                     MERHABA EY RAHMET AYI  RAMAZAN

                                                                               Dr. Hamza YILDIRIM    
                                                                           Çanakkale İl Müftü Yardımcısı

Merhaba Ey! Rahmet ayı Ramazan, Seni bize haber verdi Kur’an.

Bizleri Ramazan ayına kavuşturan Allah’a hamd ve senalar olsun.

            Saygıdeğer okuyucular!

            Kur’an-ı Kerimin, “… Kim, o aya erişirse oruç tutsun!”(1) emriyle oruç ibadetiyle müjdelediği ve Kur’an’ın inmeye başladığı Ramazan ayı hepimize huzur ve mutluluk getirsin. Millet olarak birbirimizi sevmemize, günahlardan arınmamıza vesile olsun. Ramazan ayınız mübarek olsun.

“Ramazan “ Arapçada, yakarak kül etmek, bir şey bırakmamak, yıkamak, arındırmak anlamlarına gelir. Arap dilinde yangının, var olan şeyleri yakarak temizlediği geriye bir şey bırakmadığı anlamında “ra me da” fiili kullanılır. Ayrıca, son baharda yağan yağmurlara verilen isim olarak “ramazan” kelimesi kullanılır. Bu manada, yağan yağmurlar ortalıkta bulunan yazdan kalma toz, toprak ve çevre kirliliği yapan şeyleri alıp götürür ve çevreyi tertemiz yapar. İşte bu kelimenin kinayeli kullanımından hareketle Ramazan ayı günahlardan, manevi kirlerden temizleyen arındıran aya verilen isimdir. Kur’an bu aya manevi arınma manası vererek  bu ayı,  mü’minlerin günahlardan arındığı, başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu da Cehennemden azat ayı olarak tanımlamaktadır.

      Ramazan ayı, mü’minlerin nefislerini arındırmaları için merhamet tabanı üzerine oturtulmuş, ibadetler ve ahlaki ilkelerden oluşan bir programla gelmektedir. Şöyle ki, Sahabeden Selman el-Farisî (r.a.) anlatıyor: Allah’ın elçisi Şâban ayının son günü bize bir hutbe îrad etti (irticalen konuştu) ve hutbesinde şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Bereketli ve büyük bir ayın gölgesi üzerinize düşmüştür. Bu öyle bir aydır ki, onda bin aydan daha hayırlı olan bir gece vardır. O öyle bir aydır ki, Allah o ayda oruç tutmayı farz kılmış, gecelerini nafile ibadetle (teravih namazları) ile geçirmeyi teşvik etmiştir. Kim Ramazan ayında hayır işlerse, Ramazan ayı dışında farz bir ibadeti yapan kimse gibi sevap kazanır. Kim Ramazan ayında bir farzı eda ederse, Ramazan ayı dışında yetmiş farzı eda eden kimse gibi sevap kazanır. Ramazan ayı sabır ayıdır. Sabrın sevabı ise cennettir. Ramazan, yardım etme ve ihsanda bulunma ayıdır. Bu ayda müminin rızkı artar. Kim bu ayda oruç tutan bir mümine iftar yemeği verirse bu, günahlarının bağışlanması ve cehennem ateşinden azat olmasına vesile olur, iftar verdiği kimsenin oruç ile kazandığı kadar sevap kazanır, oruç tutanın sevabında da eksilme olmaz.” Sahabe, “Ey Allah’ın elçisi! Hepimiz iftar verecek güce sahip değiliz ki” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Allah, bu sevabı bir tek hurma veya bir bardak su veya bir içimlik süt ikramı ile de verir” buyurdu. (Konuşmasına şöyle devam etti): “Ramazan, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtulma ayıdır. Kim bu ayda işçisinin/hizmetçisinin işini hafifletirse, Allah onu bağışlar ve cehennem ateşinden azat eder. (Ey insanlar!) Ramazan ayında dört şeyi çok yapın. Bunlardan ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz. Diğer ikisine ise sizin ihtiyacınız var. Rabbinizi razı edeceğiniz şeyler; kelime-i şahadet ve tövbe-i istiğfardır. Sizin muhtaç olduğunuz iki şey ise, Allah’tan cenneti ister, cehennemden O’na sığınırsınız. Kim oruç tutan bir mümine su ikram ederse, Allah da onu benim (Kevser) havuzumdan içirir. Bu havuzdan içen cennete girinceye kadar bir daha susamaz.”(2)

      Ramazan ayının rahmetinden istifadenin yolu, gündüzleri oruç tutmak, geceleri ibadetlerle ihya etmek ve Kur’an ayında Kur’anı anlamak ve okumaktır. Ayrıca bu ayda verilmesi gereken sadaka-ı fıtır vermek ve senesini tamamlamış nisap miktarından fazla mallarımızdan zekat vermektir. Bu ibadetlerin yanında ahlaki davranışlarımızda merhameti ön planda tutarak, çalıştırdığımız işçilerimize kolaylık sağlayarak merhamet etmek, komşularımızı, akrabalarımızı, fakirimizi ve yoksulumuzu gözeterek onların ihtiyaçlarını gidermek, onlara iftar vermek merhamete nail olabilmek üzere sevgili peygamberimizin bize önerdiği manevi reçetedir. Bu ibadet ve ahlaki davranışlar bizim manevi yapımızı ıslah eder.

    On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif ayının sizlere aile ve sevdiklerinize, milletimiz ve İslam âlemine hayırlara vesile olmasını niyaz ederek, şairin tasvir ettiği hayırlı Ramazanlar dilerim.

Oruç tutar genç, ihtiyar                            Mü’min sevgiyle bakıyor

İftarla olur bahtiyar                                  Sahurlar miskçe kokuyor

Melek dolar her bir diyar                         Hafızlar Kur’an şakıyor

Şu mubarek Ramazanda                          Şu mubarek Ramazanda